Bu site sadece bilgi verme amaciyla hazirlanmiştir başka hiçbir amaca yönelik kullanilmamalidir.
PSİKOLOG ÜMİT ERTEM
www.adanapsikolog.com
Psikolog Ümit ERTEM Adana'da dogdu, Psikoloji egitimini tamamladiktan sonra Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi psikolojiDevamını Oku
Uykusuzluk (İnsomnia)
Uyku yakınmaları arasında en sık görülen insomnia, uyku bozuklukları arasında önemli bir grubu oluşturmaktadır. İnsomnia, gündüz oluşturduğu sonuçlarla beraber uykunun kalite ve miktarının yetersiz olması ile tanımlanmaktadır. Uykuda dalmada, uykuyu sürdürmede güçlük ya da uyuduğu halde uykusunu alamamış, dinlenmemiş hissetme şeklinde görülebilir. Hasta saatlerce uykuya dalamadığını, uykuya erken dalsa bile uykunun sık sık bölündüğünü ve uyanınca tekrar uyumakta güçlük çektiğini anlatır. Kimi hastalarda uyuduğu halde dinlenemediklerini, uykuyu alamadıklarını söylerler.
Kişideki uykusuzluk alınan bir madde veya ilaca bağlı değildir. Ya da uykusuzluğun nedeni herhangi bir ruh sağlığı bozukluğu ve bedensel bir hastalıkta değildir. Uykuya dalamadıkça birey uyumak için daha fazla çaba harcar ve gerginlik yaşar. Bu gerginlik gevşemeyi engellediğinden dolayı uykuya dalma iyice güçleşir. Bu tanımlamalar hastanın kendi uykusunu değerlendirmesine göre yapılmaktadır. Bu yüzden insomnia için hastadan alınan öykü tanı için yeterlidir. Sıklıkla dört yakınma tanımlanır; uykuya dalmakta güçlük, uykudan sık uyanmalar, gece uyanmaları sonrasında tekrar uykuya geçişte güçlük ve sabah erken uyanma. Bu yakınmalarla beraber gün içinde yorgunluk, dikkat ve bellek sorunları gibi gündüz semptomlarının da olması gerekir. Birçok alt tipi vardır.
Çoğu kişi yaşamlarının bir aşamasında uykusuzluktan muzdarip olur. Uykusuzluk tıbbi, ekonomik, sosyal ve psikolojik önemli sonuçları olan bir bozukluktur.
Depresyon, yaşam değişiklikleri, yaşam olayları, stres etkenleri gibi birçok neden uykusuzluğu alevlendirebilir.
Uykusuzluk genel olarak birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılabilir. Birincil olan uykusuzluk genellikle çevresel etkenlere ya da kişinin zihinsel süreçlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Çevresel etkenler arasında ışık, ses ve gürültü sayılabilir. İkincil uykusuzlukta ise sağlık sorunları, ağrı, ilaçlar, alkol ya da psikiyatrik bozukluklar birincildir.
Uykusuzluk birincil olsa bile kişide huzursuzluğa, gerginliğe, depresyona, performansta azalmaya, günlük yaşantıda istenmeyen kazalara ve yorgunluğa yol açabilir.
Birincil uykusuzlukta kişide uyuyamayacağına ilişkin olumsuz şartlanmalar ve bilişsel çarpıtmalar vardır. Kişi gece yatağa yatmadan “yine uyuyamayacağını” düşünmeye başlar; bu belirgin bir huzursuzluğa yol açar; bu huzursuzluk nedeniyle kişinin uykusu tekrar kaçar ve sonuçta kişinin bir türlü kıramadığı bir kısır döngü ortaya çıkar. Bu aşamada bir profesyonel yardım kaçınılmazdır.
Uykusuzluk kadınlarda daha yaygındır. Menopoz, adet dönemi ve hamilelik bu yaygınlığa neden olan etkenlerdir.
Uyuyamamak veya uykudan anormal saatlerde uyanarak uykuyu sürdürememek ile karakterize bir durumdur. Kadınlarda ve yaşlılarda daha sık görülmekle birlikte her yaşta ve her iki cinste de görülebilmektedir.
Tüm anksiyete bozukluklarında ortak olan özellikler belirli durum ve nesnelerle karşılaşınca anksiyete...
Aşırı şişmanlamaya karşı yaşanılan aşırı korkudan dolayı zayıf kalmak için bilinçli olarak çaba göstermek ile gözlemlenen bozukluktur
Gelişimsel olarak değerlendirildiğinde, bebekler için genital bölgelerini keşfetmeden önce ilk karşılaştıkları doyum..
Yıllardan beri oldukça tartışmalı bir tanıdır. Öncelikle psikanalitik yönelilmli ruh hekimlerince ele alınmış olan bu kişilik...
-
RUH SAGLIGI
-
ÇOCUK RUH SAGLIGI
-
PSİKOTERAPİ
-
-
-
-
-
-
-
DİĞER
-
-
-
-