Psikolog Ümit ERTEM 1978'de Adana da dogdu. Psikoloji egitimini tamamladiktan sonra Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi psikoloji poliklinigi, psikotik bozukluklar, nevrotik bozukluklar, alkol ve madde bagimliliklari servislerinde görev yapti(2003-2007)...Devamını Oku

Uyku Bozuklukları

‘’Gece tanrısı kendi başına iki oğul yaratır. Bunlardan birisi Uyku tanrısı Hipnoz ve  Ölüm tanrısı Tanatos' dur. Ozan Hesiodos'un dizelerine göre:  Orada oturur kara Gece'nin çocukları,  Uyku'yla Ölüm, o korkunç tanrılar.  Güneş onlara hiç çevirmez ışınlarını  ne göklere çıkarken, ne inerken,  biri dolaşır sırtında toprağın ve denizin  tatlı bir huzur götürerek insanlara,  ötekinin demirdendir yüreği, tunçtandır canı.  Hipnoz, karanlık ve dumanlı bir mağarada yaşar. Unutkanlık ve kayıtsızlık ırmağının suları odasının içinden akar.”

İnsan ömrünün yaklaşık üçte biri uykuda geçmektedir. Uyku konusunda çeşitli teorilerine ve çalışmalarına  bazılarına göre organizmanın tepkilerinin yavaşladığı, algılarının kapanıp ve genel olarak organizmanın korumaya alındığı merkezi sinir sistemi ile bedenin dinlenmeye geçtiği durum olarak değerlendirilir diğer yandan ise beynin aktif olarak çalıştığı, nörofizyolojik toparlanmanın ve onarılmanın yapıldığı uyanıkken öğrenilenlerin depolanması, uyanıkken oluşacak durumlara hazırlık ve süreçlerin olduğu bildirilmektedir.


Uyku bir çok fizyolojik süreci etkilediğini aynı zamanda vücudumuzdaki fizyolojik değişikliklerin de uykuyu etkilediği görülür. Çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan uyku yakınmalarının bireylerin günlük mesleki ve sosyal performanslarında, bilişsel işlevlerinde, yaşam kalitelerinde düşme ve olumsuz ekonomik sonuçlara neden olması nedeniyle ciddi olarak ele alınması gerektirmektedir.

Yetişkin bir insanın günlük uyku gereksiniminin yedi sekiz saat civarında olduğu ifade edilir. Ancak bu süre kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Kimileri günde üç saat uykuyla sağlıklı ve zinde bir yaşam sürdürebilirken, bazıları ise günde sekiz dokuz saat uyuduğu halde kendilerini dinlenmiş hissedemiyorlar. Gece uyku saatini belirleyen önemli faktörlerden biri de uyku öncesinde geçirilmiş uyanıklık süresidir örneğin Öğleden sonraki saatlerde özellikle yemek sonrası hissedilen uykululuk hali hemen hemen hepimizin yaşadığı bir deneyimdir. Öğleden sonra bir buçuk- iki  saat uyumuşsak  bu durum gece uykusunun bir-iki saat kaymasına sebep olmakta ve böylece gece uykusu da kısalmakta ve düzensizlik yaratabilmektedir.

Laboratuar çalışmaları uzun süre uykusuz bırakılan kişilerde önemli ruhsal ve bedensel sorunlar ortaya çıktığını gösteriyor. Altmış saat uykusuz kalan bireylerde; boyun kaslarında güçsüzlük ve ellerde titreme görülüyor. Kişi sendelemeye ve sallanmaya başlıyor. Doksan saati aşan uykusuzluk durumundaysa kişinin gözüne hayaller görünmeye başlıyor, içinde bulunduğu zamanı ve nerede olduğunu bilemez hale geliyor. Bu belirtiler bir iki gün uyumakla geçiyor. 

Uyku bozuklukları oldukça sık karşılaştığımız problemlerden biri ve her bireyin uykusu zaman zaman bozulabilir. Uyku bozuklukları, pek çok ruhsal hastalığa eşlik edebildiği gibi, birincil olarak sadece uyku bozukluğu gelişebilir. Uyku bozuklukları, pek çok ruhsal hastalığa eşlik edebildiği gibi, birincil olarak sadece uyku bozukluğu gelişebilir

Uyku yakınmalarına göre uyku bozuklukları:

*İnsomnia  (uykuya başlama ve devam ettirme güçlüğü),
*Hipersomnia  (artmış gündüz uykuluğu),
*Parasomnia (uyku süresince ortaya çıkan anormal davranış ya da fizyolojik olaylar)

 Bu genel yaklaşım içinde farklı sınıflandırma sistemleri içinde uyku bozuklukları incelenmektedir. 

 

Uyku bozukluğu türlerinden

Uykusuzluk (İnsomnia): Uyku yakınmaları arasında en sık görülen insomnia, uyku bozuklukları arasında önemli bir grubu oluşturmaktadır. İnsomnia, gündüz oluşturduğu sonuçlarla beraber uykunun kalite ve miktarının yetersiz olması ile tanımlanmaktadır. Uykuda dalmada, uykuyu sürdürmede güçlük ya da uyuduğu halde uykusunu alamamış, dinlenmemiş hissetme şeklinde görülebilir.OKU

 

Aşırı Uyku (Hipersomniya): Hipersomnia normal koşullarda uyku-uyanıklık döngüsü içinde gün içinde uyanıklık dönemlerinde uyanık kalmada güçlük ve istemsiz uyuklamalar ile tanımlanır. Bu bozukluğun temel belirtisi geceleri normal süre uyunduğu halde gündüzleri aşırı uykululuk durumudur Uykululuk bireyin uykuya dalma eğilimini ifade eder ve farklı şiddetlerde olabilir...OKU

.

Kabus Bozukluğu: Parasomniler ya uyku sırasında ya da uyku-uyanıklık arasındaki geçiş sırasında oluşan anormal olayları kapsayan bir bozukluktur. Parasomniler, Merkez sinir sisteminin olgunlaşmasındaki bir aksamayı düşündürdüğü söylenmişse de psikolojik etkenler de parasomni oluşumunda önemli rol oynar. Çocuklarda erişkinlerden daha sık olarak görülür. Ailesel özellikte gösterebilir. OKU

 

Pavor noktürna ya da gece terörü: Gecenin genellikle birinci yarısında nonREM döneminde görülür. Çocuklarda yaygındır. Çocuk yaş grubunda her yaşta görülebilirse de yaş arttıkça sıklığı azalır. Aniden bağırma ya da ağlamayla başlayan bir nöbet şeklindedir. Genellikle birkaç dakika sürer. Çarpıntı sık nefes alıp vermeler olabilir. Bu sıradaki uyandırılma ve rahatlatma çabaları boşunadır. OKU

.

Uyurgezerlik ve uykuda konuşma Çocuklarda oldukça yaygındır. Ancak her yaşta görülebilir. Erişkinlerde genellikle ya bir psikiyatrik bozuklukla ya da organik-nörolojik bir hastalıkla birlikte olabilir.. Uyurgezerlik sırasında kişinin gözleri açıktır ancak bilinçli bir görme yoktur, kişinin yüzü donuktur, tek bir noktaya bakarak hareket eder, uyandırmak güç olur. Yatakta kalkıp oturmak ve bu sırada konuşmak şeklinde olabileceği gibi odadan çıkmak, kalkarak dolaşmak hatta mutfakta yemek yemek gibi davranışlar olabilirOKU

 

 

 

Tüm anksiyete bozukluklarında ortak olan özellikler belirli durum ve nesnelerle karşılaşınca anksiyete...

 

OKU

Tikler, bir kas grubunda, yineleyen istemsiz hareketlerle belirli bir bozukluktur...

 

OKU

Aşırı şişmanlamaya karşı yaşanılan aşırı korkudan dolayı zayıf kalmak için bilinçli olarak çaba göstermek ile gözlemlenen bozukluktur

OKU

Gelişimsel olarak değerlendirildiğinde, bebekler için genital bölgelerini keşfetmeden önce ilk karşılaştıkları doyum..

OKU

Yıllardan beri oldukça tartışmalı bir tanıdır. Öncelikle psikanalitik yönelilmli ruh hekimlerince ele alınmış olan bu kişilik...

OKU

Depresyon en sade sekliyle çökkünlük hali olarak tanımlanabilir. Depresse duygudurumu olan hastalar enerji ..

OKU