• Bu site bilgi ve paylaşım amacıyla hazırlanmıştır Tedavi amacına yönelik değildir. Sorununuz olduğunuzu düşündüğünüz anda ruh sağlığı alanında çalışan birine başvurmanızı öneririm.
  • PSİKOLOG ÜMİT ERTEM

Yer Değiştirme (Displacement)

Yer değiştirme savunma düzeneği temelde dinamik kuramın ana düzeneklerinden birisidir. İlk kullanılışı ödipal çatışma dönemini yaşayan erkek çocuğun babasına karşı hissettiği yoğun öfke ve kızgınlık duyguları karşısında babasından ona yönelebilecek tehdit veya tehlikeye karşı savunmak için geliştirilmiştir. Çocuğun fantezi dünyasında babası onu iğdiş ederek onu rakip olmaktan çıkaracaktır. Bu, korkulan bir baba figürünü doğurmaktadır. Dört beş yaşlarındaki çocuğun zihinsel gelişim düzeyinin tam bir mantıklı düşünce sistematiği içermemesi nedeniyle zıtlar aynı nesne içerisinde barınabilmektedir. Bu bağlamda baba hem sevilen hem nefret edilen bir nesne olabilmektedir. Sevilen babadan herhangi bir kaygı duymaya gerek olmadığı gibi bu babadan aşırı bir memnuniyet ve doyum sağlamak mümkündür. Tehditkâr baba ise çocuğa her an zarar verebilecek, daha da ötesi onu iğdiş edebilecek bir potansiyele sahiptir. Çocuk devamlı iç içe olduğu bu baba ile birlikte yaşadığı süre içerisinde yoğun kaygı içine düşecektir. Çünkü baba her an bir tehdit unsuruna dönüşebilir. Çocuğun gelişmekte olan egosu bu durumda yeni yeni oluşturmaya çalıştığı yer değiştirme savunma düzeneğini devreye sokmaktadır. Bu da babanın bu korkulan parçasını babadan alarak dış dünyadaki herhangi bir nesneye transfer edebilmektedir. Bu durumda yer değiştirme savunma düzeneği meydana gelecektir. Babanın korkulan yönü dış dünyadaki herhangi bir nesneye transfer edilmiştir. Bu nesne korkulan bir köpek, kedi, tüylü bir hayvan olabileceği gibi cansız bir makine (otomobil, kamyon, tren vb.) de olabilmektedir. Veyahut da karanlık, öcü, cin, peri gibi bir takım varsayımsal varlıklara da transfer edilebilecektir. Artık korkulan bir baba yoktur; babanın sadece sevilen, sadece sevgi dolu kısmı kalmıştır. Bu da egonun ilişkileri sağlıklı bir zeminde sürdürmesini kolaylaştıracaktır. Babanın korkulan kısmı babadan alınmış, dışarıda yanına yanaşılamadığı sürece tehlike ve tehdit arz etmeyen herhangi bir nesneye yüklenmiştir. Artık çocuğun yapması gereken şey o nesneden uzak kalmak ve o nesneyle yüzleşmemektedir. Bu rahatlıkla tolere edilebilecek bir durumdur. Yer değiştirmeyi davranışsal öğrenme, bilişsel çarpıtma, dinamik nesne ilişkileri ve varoluşsal açıdan da değerlendirmek mümkündür.
Davranışsal şartlanma açısından bakıldığında mutluluk ve korkunun doruklarda yaşandığı herhangi bir zaman diliminde ve herhangi bir mekânda beş duyu ile alınan algılar bu anı etraftaki herhangi bir somut veya sanal nesneyle ilintilendirebilir. Burada da davranışsal şartlanma perspektifinde bir yer değiştirmeden bahsedilebilir. İnsan hayatının iki temel güzergâhı, haz ve elem güzergâhlarıdır. Belirli bir marjın içerisinde yaşanan haz ve elemler bize rutin bir hayat sağlarken marjın alt ve üstünde yaşanan haz ve elemler de hafıza kayıtlarında şiddetli ve uzun süreli etkiler meydana getirebilmektedir. Bu klinik açıdan oldukça önemlidir.
Olayı haz perspektifinden ele alacak; olursak herhangi bir mutluluk anında doruklarda yaşanan bir haz ilişkisi, o zaman dilimindeki tüm nesnelere o hazzın yaşanma durumunun mührünü vurarak onu daha sonraki zaman dilimlerine götürecektir. Bir başarıya ulaşıldığı an, sevgiliyle buluşma zamanı, bir evlilik merasimi, ailenin bir araya gelerek yaşadıkları mutluluk tablosu, maddi olarak yeni imkânlara kavuşma, çevresi tarafından takdir ve taltife muhatap olma gibi durumlarda kişi, o zaman dilimine etki eden günün saatini, mevsimi, o sırada dinlenilen müziği, çevredeki renk armonisini, velhasıl o esnada mekânda bulunan tüm nesneleri ve kişileri o haz çemberi içerisine alabilir. Sonuçta adına nostaljik bir keyif diyebileceğimiz, geçmişte yaşanan o güzel hatıranın çeşitli uzantılarıyla tekrar karşılaştığımızda aynı duyguları canlandırabiliriz. Bu durum; sevginin özünün, yer değiştirme savunma düzeneği aracılığıyla bir müzik parçasına, bir mekâna, bir zaman dilimine ve bir mevsime dönüşmesini sağlamaktadır. Yaşanmış aşkların, başarıların ve takdirlerin besteye, resme ve sanata dönüşmesini ancak bu şekilde izah edebiliriz.
Yaşanan hadiselerin haz ile birlikte etraftaki nesnelere anlam yüklemesi mümkün iken yaşanan acı ve elemlerin de aynı şekilde etraftaki nötr olan nesnelere anlam yüklemesi mümkündür. Çocukların birçok korkuda davranışsal öğrenme modeli ile yaşadıkları travmalar sözkonusudur. Bu travma ile acıya maruz kalan çocuk, o esnada etrafta bulunan herhangi bir nesne ile bu acıyı ilişkilendirerek daha sonraki dönemlerde bu nesnelerden hep kaçınır ve korkar. Hâlbuki acıyı yaratan bu nesnelerin kendisi değildir. Acı başka faktörlere bağlı olarak yaşanmışken, bu ortama eşlik eden her beş duyu ile alınan tüm uyaranlar acıyı çağrıştıran faktörler olabilmektedir.
Yer değiştirmenin ikinci bağlamında bilişsel bilgi işlemleme süreci söz konusudur. Yaşanan haz ve eleme eşlik eden nesnelere, bu süreç içerisinde anlam yüklenerek çeşitli nesneler, çeşitli benzerlikleri nedeniyle bir diğeriyle ilişkilendirilebilir. Bir sıfatı veya bir özelliği nedeniyle sevilen veya korkulan nesneye benzerlik arzeden herhangi bir nesne veya durumdan kişi, yer değiştirme düzeneği şeklinde etkilenebilir. Bu düzenek, bilişsel bilgi işlemleme sürecinin doğasında olan hatalardan kaynaklanmaktadır. Beyaz bir tavşana karşı korkutulan bir bebek, beyaz sakallı bir dededen de korkabilir. Bu da farklı bir bağlamda klinikte çeşitli psikolojik rahatsızlıklar ilginç nesne ilişkileri şeklinde karşımıza gelebilir. Bir takım fobilerin kaynağında obsesyonların kaynağında, ve cinsel işlev bozukluklarının kaynağında davranışsal ve bilişsel yer değiştirme düzenekleri yer alabilmektedir.

 

Valid XHTML 1.1