Bu site sadece bilgi verme amaciyla hazirlanmiştir başka hiçbir amaca yönelik kullanilmamalidir.
PSİKOLOG ÜMİT ERTEM
www.adanapsikolog.com
Psikolog Ümit ERTEM 1978'de Adana da dogdu. Psikoloji egitimini tamamladiktan sonra Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi psikoloji poliklinigi, psikotik bozukluklar, nevrotik bozukluklar, alkol ve madde bagimliliklari servislerinde görev yapti(2003-2007)...Devamını Oku
Saplantı – Zorlantı Bozukluğu
(Obsessive-Kompulsive)
Obsesyon(saplantı), irade(istenç) dışı gelen kişide tedirginlik yaratan inatçı, tekrarlayıcı ve rahatsız edici, bilinçli çaba ile kovulamayan, düşünce imge ve ya dürtüler olarak ifade edilebilir.
Bu düşünceler geldiği zaman kişide büyük bir sıkıntı oluşur ve kişi bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için bazı uygunsuz, kendini yapmaktan alıkoyamadığı ve saçma bulduğu yineleyici hareketler yapmaya başlar. Bu hareketlere de kompulsiyon (zorlantı) adı verilir. Kompulsiyon çoğu kez saplantılı düşünceleri kovmak için yapılan ve bireyin kendini yapmaktan alıkoyamadığı davranışlardır. Mesela kirlilik düşünceleri olan kişilerin sık sık ellerini yıkaması kompülsiyona bir örnektir. Shakespeare ‘ in Macbeth ‘inde obsesisif-kompulsif nevrozun klasik bir örneğini görürüz. Lady macbeth ‘in etkisi ile kocası, kral Duncan’ı öldürür ve bundan sonra Lady Macbeth’ de el yıkama hastalığı başlar. Arabistan’ın tüm kokulu sabunları getirilse de bu kiri temizleyemez.
Kompülsiyonlar sadece davranışsal açıdan oluşmaz. Yineleyici tarzda dua etme, sayı sayma, belli kelimeleri tekrar etme gibi zihinsel faaliyetlerde Kompülsiyon örnekleridir.
Kişi obsesyonları kendi zihninin bir ürünü olarak görür. Hem obsesyon hem kompulsiyonların anlamsızlığı ve gereksizliği birey tarafından bilinmektedir.. Fakat kişi yapmaktan kendini alamaz.
Yapılan araştırmalara göre genç yaşta başlayan O.K.B (obsesif- kompulsif bozukluk) nin başlangıç yaşı ortalama 18-25 yaşlar arasındadır. Küçük çocukluk yaşlarında bile başlayabildiği gibi orta yaşlarda ve hatta yaşlılıkta ağır yaşam koşulları sonucunda görülebilir.
Klinik Belirtiler
Bu tür hastalar genellikle titiz, düzenli ve mükemmeliyetçi yani kusursuzluk arayan kişilik özelliği sergiler. Konuşma ve ilişki kurmada çok hassas ve seçici davranırlar ve ayrıntıcılık belirgindir ilişkilerde kuralcılık hakimdir. Duygulanım düşüncelerle uğraşmaktan dolayı sıkıntılı bir görünüm vardır.
Hasta kendi düşüncelerinin anlamsız olduğunun farkındadır ve kabul etmezler bu düşünceden kurtulmaya çalışırlar fakat bunlardan kurtulamaya çalışmak bir anlamda sürekli akılda tutmayla sonuçlanır. Çabaladıkça artar, sıklaşır ve hasta daha çok bunalır.
Hastada sürekli tereddüt ve kararsızlık şeklinde bir yapı hakimdir. Kuralına göre yaptım mı yapmadım mı, düşündüm mü düşünmedim mi, yapsam mı yapmasam mı gibi kararsızlık ve kuşkular içinde hastanın sürekli kafası meşguldür.
Hareketleri doğrudan obsesyonları gidermek ve etkisiz hale getirmek amacıyla sergilenen zorunlu haraketleri kapsar. Kapıları, pencereleri, muslukları, kontrol etme, eşyalarına biri dokunduğu zaman eşyaların sürekli temizleme, saatlerce bulaşık çamaşır yıkama, sık sık banyo yapma ve bitmeyen el yıkama… vb zorlanma davranışlar mevcuttur. Hastalar bu davranışların saçma olduğunun farkındadır ama kendini bunları yapmaktan alıkoyamaz. Yapınca ve yaptıktan sonrada sıkıntı devam eder. Hasta zamanın büyük kısmını bu zorlanmalara ayırır ve bireyin işlevselliği büyük oranda bozulur.
OKB'u diagnostik kriterleri DSM III R. dan sonra oldukça değiştirilerek DSM IV de belirtilmiştir. DSM IV teki büyük değişiklikler, obsesyon ve kompulsiyonların belirlenmesi üzerine olmuştur.
A. Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar vardir:
Obsesyonlar asagidakilerden (1), (2), (3) ve (4) ile tanımlanır:
(1) bu bozukluk sırasında kimi zaman istenmeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler
(2) düşünceler, dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yasam sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir
(3) kişi, bu düşünceleri, dürtüleri ya da düşlemlerine önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır ya da başka bir düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır
(4) kişi, obsesyonel düşüncelerini, dürtülerini ya da düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür (düşünce sokulmasında olduğu gibi değildir)
Kompulsiyonlar aşağıdakilerden (1) ve (2) ile tanınır:
(1) kişinin, obsesyonu bir tepki olarak ya da kati bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (örn. el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya da zihinsel eylemler (örn. dua etme, sayı sayma, birtakım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma)
(2) davranışlar ya da zihinsel eylemler, sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sikintiyi azaltmaya ya da korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir. Ancak bu davranislar ya da zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi ya da korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir
B. Bu bozukluğun gidisi sırasında bir zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarinin aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul eder. Not: Bu çocuklar için geçerli değildir.
C. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten daha uzun zaman alırlar) ya da kişinin olağan günlük islerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili9 işlevselliğini ya da olağan toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozar.
D. Başka bir Eksen I bozukluğu varsa, obsesyon ya da kompulsiyonlarin içeriği bununla sinirli degildir. (örn. Yeme Bozuklugunun olmasi durumunda yemek konusu üzerinde düşünüp durma; trikotillomaninin olması durumunda saç çekme üzerinde durma; Vücut Dismorfik Bozukluğunun Olması durumunda dis görünümle aşırı ilgilenme; Bir Madde Kullanım Bozukluğunun olması durumunda ilaçlar üzerinde düşünüp durma; Hipokondriazisin olması durumunda ciddi bir hastalığı biçiminde düşünüp durma; bir Parafilinin olması durumunda cinsel dürtüler ya da fanteziler üzerinde düşünüp durma ya da Majör Depresif Bozukluk olmasi durumunda suçluluk üzerine geviş getirircesine düşünme).
E. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç ya da tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tibbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
Varsa belirtiniz:
Iç Görüsü Az Olan: O sıradaki epizodda çogu zaman kisi obsesyon ya da kompulsiyonlarinin asiri ya da anlamsiz oldugunu kabul etmiyorsa.
Sık görülen obsesyonlar:
Bulaşma obsesyonu:
En sık görüleni bulaşma obsesyonudur. Bunu yıkama, yıkanma, temizleme yada bulaşık olduğu düşünülen nesneden kompulsif kaçınma izler. Korkulan nesne genellikle kaçınılması zor olan bir nesnedir (Feçes, idrar, toz yada mikrop gibi). Korkulan nesneye karşı en çok duyulan duygusal tepki anksiyete olursa da obsesif utanç, iğrenme ve tiksinmede sık görülür.” Tuvalete girdiğimde üzerime idrar sıçramış olabilir mi, el sıkışma ya da kapı tokmakları ve para vb. şeylere dokunduğumda idrar dışkı vb şeyler bulaşır mı” gibi obsesyonları vardır.
Kuşku obsesyonu:
En sık gözlenen ikinci semptom örüntüsü Kuşku obsesyonudur. Bir eylemin yapıldığından emin olmama sonucunda, bu tür obsesyondan söz edilebilir.”ütüyü prizden çektim mi, kapıyı kapadım mı, ocağı açık mı unuttum vb.” obsesyonları vardır. Kişinin güvenliğini sağlamak amacıyla sergilediği kompulsiyonlardır örneğin kapıları kontrol, pencereleri, prizleri, sobayı vb kontrol etme şekilde kompulsiyonlardır ve bunun amacı yaşanacak olan felaketlerin önüne geçmektir.
Saldırganlık obsesyonları:
Bu obsesyonun temelinde başkalarına karşı hissedilen zarar verme düşüncelerini içerir. Bir annenin çocuğuna zarar verme isteği veya cinsel hayaller (tekrarlayan pornografik imgeler) bu tür obsesyonlardandır. Bu kişiler yapmayacaklarını bilseler bile çocuklarına zarar vermekten korkarlar ve bu korkularını engelleyemezler. Bu korkuyu hafifletebilmek için bazı şeyleri “doğru sayıda” yapmak zorunda hissederler (örneğin mutfak lambasını 3 kez açıp kapamak gibi). Böylece, kendilerini veya aile üyelerini hayali bir tehlike veya zarardan koruduklarına inanırlar.
simetri ve kesinlik ihtiyacı ile birlikte olan obsesyonlar:
En sık görülen dördüncü örüntü, bakışıklık(simetri) yada kesin olma obsesyonudur. Bunu yavaşlama kompulsiyonu izler. Bu hastaların bir yemek yemeleri, traş olmaları saatler alır. Obsesif kompulsif hastalarda dinsel obsesyonlar ve istifçilikte sık gözlenir. Sıklıkla genel bir rahatsızlık duygusunu hafifletmek için yapılır.
Dini obsesyonlar:
Aklına, istemediği halde, tanrıya küfür düşünceleri gelen kişi sayıları lO’ar lO’ar geriye doğru sayarak sıkıntısını hafifletmeye çalışabilir. Çoğunlukla bu tür obsesyonlar kişinin zihnine ibadet yaparken takılır. Kimileri bu yüzden sık sık duaları tekrarlar, tövbe ve ibadet ederler.
Sık görülen kompulsiyonlar:
Temizlik kompulsiyonlar:
Yineleyen tarzda el yıkama, banyo yapma, sürekli evi, eşyaları temizleme, saatlerce bulaşık ve çamaşır yıkama şeklinde görülen kompulsiyonlardır. Böyle bir durumda kişi, kendini, eşyalarını ya da çevresini kirli ve pis hissetmesinin üstesinden gelmeye çalışmaktadır.
Düzenleme kompulsiyonlar:
Bir tür denge sağlamak amacı ile eşyaları belli bir düzende tutmaya çalışma şeklindeki kompulsiyonlardır. Sıklıkla genel rahatsızlık duygusunu hafifletmek için yapılır.
Tekrarlama kompulsiyonlar:
Bir takım davranışların belli şekillerde ve sayılarda yinelenen kompulsiyonlardır. takıntılı düşünce ile oluşan sıkıntıyı gidermek için tekrarlayan davranışta bulunma şeklindedir. Yakınlarının başına kotü bir şey geleceğini düşünen bir hasta bunun olmaması için halen yapmakta olduğu davranışı ikinci kez yaparak bu düşünceden kurtulabilir .
Sayma kompulsiyonlar:
Otomobil plakalarını, cadde numaralarını, yolda yürürken kaldırım taşlarını vb. şeyleri sayma veya günlük işleri yaparken belli sayılarda tekrar etme şeklinde görülür.
Dokunma kompulsiyonlar :
Kişinin kendini belli nesnelere dokunmak zorunda hissetmesi şeklinde görülen obsesyonlardır.
Biriktirme kompulsiyonlar:
Gerekli olmadığı halde birçok sey satın alma ve ihtiyaç olmadığı halde birçek şeyi atamama şeklinde gözlemlenir.
Nedenleri Nelerdir:
Son yıllarda Obsesif Kompulsif Bozukluğun nedenleri ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmıştır. Bu alanda önemli gelişmeler sağlansa dahi bugün Obsesi Kompulsif Bozukluğun etiyolojisi kesin olarak anlaşılmış değildir fakat giderek artan kanıtlar biyolojik nedenlerin bu bozuklukta ağırlıklı rol oynadığını göstermektedir. Obsesif Kompulsif Bozukluk, aile sorunlarına, bilinç dışı çatışmalar, anal döneme regresyon gibi açıklamalara, çocuklukta öğrenilmiş tutumlara ve temizliğe verilen öneme doğrudan bağlanmamaktadır.Nörolojik ve psikolojik faktörlerin kombinasyonu olduğu kabul edilmektedir.
Çocuk ve ergenlerde O.K.B
Çocuk ve ergenlerde obsesif kompulsif bozukluk nadir ve tedaviye dirençli bir sendrom olduğu düşünülmesine rağmen,araştırma bulguları epidemiyolojik çalışmalar, obsesif kompulsif bozukluğun prevalansının çocuk ve ergenlerde düşünülenden daha yüksek olduğunu göstermiştir.
Çocuk ve ergenlerdeki obsesif kompulsif bozuklukta, erişkinle karşılaştırıldığında kısmen farklı belirtiler gözlenmektedir. Çocuk ve ergenlerde obsesif kompulsif bozukluk sıklıkla aile çatışmaları, sosyal çekilme ve okulda başarısızlığa yol açmaktadır. Çocuklar ritüellerine aile bireylerini ve arkadaşlarını ortak edebilmekte, %90 vakada semptomlar zamanla değişim gösterebilmektedir. Özellikle ergenlerde obsesif kompulsif bozukluğu erken başlangıçlı şizofreniden ayırmakta güçlükler olabilmektedir.
OKB olan çocuk ve ergenlerde en sık görülen obsesyon; yetişkinlere benzer şekilde kirleme ve mikrop bulaşma korkusudur.
Yararlanılan kaynaklar:
Prof.dr.Orhan öztürk ruh sağ. Ve bozuklukları
Kaplan&sadock klinik psikiyatri
Anksiyete bozukluklarında son gelişmeler 2005 (editör doç.dr.Nesrin Dilbaz )
Anksiyete bozuklukları( editör prof.dr. Raşit tükel )
Tüm anksiyete bozukluklarında ortak olan özellikler belirli durum ve nesnelerle karşılaşınca anksiyete...
Aşırı şişmanlamaya karşı yaşanılan aşırı korkudan dolayı zayıf kalmak için bilinçli olarak çaba göstermek ile gözlemlenen bozukluktur
Gelişimsel olarak değerlendirildiğinde, bebekler için genital bölgelerini keşfetmeden önce ilk karşılaştıkları doyum..
Yıllardan beri oldukça tartışmalı bir tanıdır. Öncelikle psikanalitik yönelilmli ruh hekimlerince ele alınmış olan bu kişilik...
-
RUH SAGLIGI
-
ÇOCUK RUH SAGLIGI
-
PSİKOTERAPİ
-
-
-
-
-
-
-
DİĞER
-
-
-
-
