Psikolog Ümit ERTEM 1978'de Adana da dogdu. Psikoloji egitimini tamamladiktan sonra Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi psikoloji poliklinigi, psikotik bozukluklar, nevrotik bozukluklar, alkol ve madde bagimliliklari servislerinde görev yapti(2003-2007)...Devamını Oku

FİLM VE PSİKOLOJİ

makinist

   
Senaryosunu Patrick McGrath'in aynı adlı romanından uyarlayarak yazılan spider, annesinin ölümü üzerine yaşanan travma sonrasında akıl hastanesi yılları ve en sonunda yaşadığı yere dönmesi ve anılarını hatırlamaya başlaması üzerine şekillenmiş bir film. Bir şizofrenin gözünden, hissettiklerinden, algıladıklarından ta ki duyduklarına kadar yani şizofreni hastasının iç dünyası hakkında yapılmış en iyi filmlerden bir tanesi ve hatta diyebilirim ki en iyisi. Örümcek bence şizofreni hastalarının genel görünümü (örneğin Spider' in ( Ralph Fiennes) donuk affekti, kılık kıyafeti, sigaradan sararmış olan parmakları, ses tonu.)  ve iç dünyasını akıl oyunlarından daha başarılı şekilde yansıtmış bir film.

 

 

 

 

Naboer

Film çekilirken psikanalitik  danışman kullanıldığına inandığım kapı komşu filmi travma ve sonrasında yaşanılan psikotik yapının anlatılmasının en iyi örneklerinden. Kahramanımız john eski ve eski olduğu kadarda etkileyici bir binada oturmaktadır bir gün asansöre biner ve yan dairede yaşadığını öğrendiği bayanla tanışır ve hayatı değişiklikler başlar.
üzyılın başında inşa edilmiş, etkileyici bir bina. John bu binada, hoş bir dairede oturmaktadır. Bir gün asansörde komşu dairede yaşayan bir kızla tanışır. Daireyi iki kız paylaşmaktadırlar. Anne ve Kim onu dairelerine çağırır. John daha önce onları hiç görmemiştir. Ama onlar John hakkında her şeyi bilmektedirler. Hatta, kız arkadaşı Ingrid’in onu terk ettiğinden bile haberleri vardır. John, bu durumdan rahatsız olur. Bu kızlarda onu korkutan bir şey vardır. Ama bir türlü daireden çıkamaz ve sonunda Kim ile baş başa kalır. Genç kız onu baştan çıkarmaya çalışmaktadır. Sert bir şekilde sevişirler. John kendinde değildir. Suçluluk duyar. Sevişme sonrası kızın durumu kötü gözükmektedir. Ama Kim bundan rahatsız da değildir. Bu arada John’un da yüzü gözü morarmıştır.

Ertesi gün işe çekinerek gider. İştekiler onun iki gündür gelmediğini söylerler. John günlerin farkında değildir. Ingrid’in annesi kızından haber alamamaktadır. John’u arar. Kızının nerede olduğu hakkında bilgisi olup olmadığını sorar. John kendini çok halsiz hissetmektedir. Eski kız arkadaşının iş yerine gider. Ama ona ulaşamaz. Genç kız ortalarda yoktur.

Komşu kızların dairesi bir gariptir. Sanki savaş çıkacakmış gibi erzak depolanmıştır. Buzdolabı tıka basa doludur. Yerlerde yüzlerce giysi vardır. Duvarlar, mobilyalar sanki yıllar öncesinin havasını solumaktadır. John, bir arkadaşını arayarak komşularının telefonunu öğrenmeye çalışır. Telekom’da çalışan arkadaşı onun katında başka kayıtlı numara olmadığını söyler. Halbuki kızların evinde telefon vardır. Hatta o telefondan John arama da yapmıştır.

Kaybolan telefon numarası gizemli olayların sadece başlangıcıdır.

 

 

 

 

pi

Çalışmaları sırasında 216 haneli gizemli bir sayı ile karşılaşır. Yahudi bilimadamları Tanrı'nın isminin 216 haneli bir sayıdan meydana geldiğini düşünmektedirler. Tanrı'ya inanmayan Max, akıl hocası Sol'a danışır ve onun da Pi sayısını araştırırken 216 haneli bir sayı ile karşılaştığını öğrenir. Hocası Sol'un aksi yöndeki tüm ısrarlarına rağmen, Max her ne pahasına olursa olsun bu sayının sırrını çözmek istemektedir.
Manhattan'da yaşamakta olan Max Cohen (Sean Gullette) bir matematik ve bilgisayar dehasıdır. Altı yaşından beri müthiş başağrıları çekmekte halisülasyonlar görmekte ve insanlarla iletişimde zorlanmaktadır. Son saplantısı borsa hareketlerini anlamlandıracak formüller geliştirmektir.

Öte yanda hızlı konuşan bir hasidik olan Lenny ise Torah'ta bulunan matematik gizemlerini keşfetmeyi ve çözmeyi istemektedir.

 

 

 

hide and seek

Çocukluğunda Saklambaç oynayan herkes bunun ne demek olduğunu bilir. Bu kelimeler bizi tamamen masum, tasasız o güzel günlerimize geri götürür... Tek amacımız oyun oynarken saklanan arkadaşlarımızı bulup ortaya çıkarmaktır. Bir çok çocuk bu oyunu hayali arkadaşları ile oynamaktan bile zevk alır.

Fakat bazen bu hayali arkadaşlar çok gerçek olabilirler. …

Küçük Emily Callaway için de böyleydi. Hayali arkadaşı Charlie ile Saklambaç oynamak çok basit ve masum bir heyecandı. Oysaki kendisini babası David’in bile durduramadığı kabus gibi olayların ortasında bulur. Charlie kim ya da nedir? David bunu çok merak etmektedir. Nasıl oluyor da kızı böyle bir varlığın bu kadar etkisinde kalabilir?...Belki de Charlie aslında hayali değildir, belki de kanlı canlı bir varlık olmasa da kötü bir yaratıktır?

Oscar ödüllü® oyuncu Robert De Niro gerilim filmi Hide & Seek’ de dul ve problemli baba David Callaway rolü ile karşımızda. Dakota Fanning ise inanılmaz bir sırrı saklayan küçük kızı Emily rolünde...Hikayenin başlangıcında Callaway’in eşi Alison (Amy Irving) aniden ölüyor ve Emily büyük bir travma yaşıyor. Baba kız , Emily’nin annesi ile güzel günlerini yaşadığı Manhattan’dan New York’un kuzey mahallerinden birine taşınıyorlar. Bundan kısa bir süre sonra Emily Charlie adını verdiği hayali bir arkadaş geliştirir. David başlangıçta Charlie’yi Emily’nin kendisini ifade etmesine yardımcı olması açısından olumlu bir gelişme olarak görüyordu. Fakat başlarına gelen korkunç olaylar onu Charlie’nin gerçek biri olduğuna inandırmaya başlar.... Ve eğer öyleyse Charlie’nin durdurulması gerekmektedir.

“Gerçekten korkutucu bir hikaye yazmaya çalıştım,” diyor senarist Ari Schlossberg .“ New York şehrinde büyüdüm, ve benim için ormanlık alanlar her zaman korkulu yerler oldu. Ve elbetteki hikayemi de ormanlık bir yerde kurguladım.”

 

 

 

The Piano Teacher

Elfriede Jelinek'in "The Piano Teacher" isimli romanından uyarlanan filmde Viyana Müzik Konservatuarı'nda profesör olan orta yaşlı bir kadının kendini yoketme süreci anlatılıyor. Müzik ve karanlık arzulara sürüklenmiş olan Erika Kohut (Isabelle Huppert), annesiyle bir aşk-ve-nefret ilişkisi yaşamaktadır. Gidip erotik şovlar izler ve Viyana'nın alt sınıf bölgelerinde porno sinemalara gider. Geceleri, parklarda buluşup aşk yapan çiftleri dikizler. Birgün, özel bir ders sırasında duygularını açıklayan öğrencisi, Kohut'un tutkularının adeta patlamasına sebep olur. Dünya sinemasının yaşayan en önemli bir veya beş sinemacısından birisi, büyük usta Michael Haneke'nin şaşırtıcı, baş döndürücü, "Paris'te Son Tango" kadar önemli bir klasik olmaya aday, asla kaçırılmaması gereken, yıllarca unutulmayacak, felsefeye, sinemaya tutkun herkesin izlemesi elzem olan bu filmi, 2001 senesinin en önemli sanat olaylarından birisi

 

 

 

a beautiful mind

 

Princeton'ın matematik bölümünde acımasızca devam eden bir rekabet vardır ve Nash'in sınıf arkadaşları onun başarısızlığını görmeyi dört gözle beklemektedirler. Yine de ona tahammül etmekte ve farkında olmadan onu başarı yolunda tahrik etmektedirler. Bir gece onlarla birlikte bir barda eğlenirken, arkadaşlarının sarışın bir kıza gösterdikleri reaksiyon Nash’in dikkatini çeker. Aralarındaki rekabete yakından tanık olduğunda uzun zamandır beklediği şeye, kendi büyük teorisine ulaşır. Nash'in "rekabetin matematiği" teorisi modern ekonominin babası sayılan Adam Smith’in doktrinlerine tam anlamıyla zıttır ve bu durum 150 yıldır inanılanın terkedilmesine yol açmanın dışında Nash'in hayatını da sonsuza dek değiştirecektir.
http://www.film.gen.tr/film.cfm?fid=445

 

 

 

 

 

Identity

 

Tipik bir Stephen King eserinden fırlamış gibi duran karakterleri, Agatha Christie romanlarını andıran seri cinayetleri ve Alfred Hitchcock’un Psycho’sunu anımsatan hikayesiyle göze çarpıyor James Mangold (Kate & Leopold; Girl, Interrupted; Cop Land) imzalı Identity. Filmde paralel giden iki hikayeden ilki Nevada çölünde çıkan fırtınanın yolları kullanılamaz hale getirmesi sonucu bir motele sığınan 10 kişiyi ve otel müdürünü anlatırken, yan hikayede ise idama mahkum edilmiş bir seri katilin psikiyatrisinin kişilik bölünmesi (multiple personality disorder) teziyle temyize gitmesi ele alınıyor.

 

 

 

 

 

a clockwork orange

 

İngiltere'de tam bir eğlence dünyasında yaşayan ve gençlerden oluşan bir sokak çetesi, her gece birçok kanunsuz işe bulaşmakta ve insanlara zarar vermektedirler. İçlerinden Alex'in gruba başkaldırması sonucunda, çete elemanları onu dışlayarak polise yakalanmasına neden olurlar.
Alex, hapiste bir terapiye tabi tutulur ve davranışları değişir. Hapisten çıktığında artık bambaşka biri olmuştur.

 

 

 

 

 

 

Birdy

Sıkı dostlar Al ve Birdy, Vietnam savaşına katıldıktan sonra evlerine geri dönmüşlerdir. İkisi de geri döndüklerinde, giderken ki durumlarından oldukça farklıdırlar. Al, savaştan fiziksel yaralar almış bir vaziyette geri dönerken, Birdy psikolojk olarak etkilenmiş ve farklı bir ruh haline geçmiştir.

Çocukluğundan beri kuşlara özel bir sempatisi olan Birdy, kendisini bir kuş zannetmeye başlamıştır.

Savaşı sorgulayan filmler içinde en önemli yapımlardan biri olan Birdy, Alan Parker'ın imzasını taşıyan unutulmaz bir yapım.

Savaş çanlarının, her an başlayabilecek yeni bir savaşın habercisi olduğu şu günlerde, savaşın insanlar üzerinde yarattığı farklı dehşet tablolarını yüzümüze vuran bir film Birdy.

 

 

K-Pax

New York'ta bir tren istasyonunda gerçekleştirilen büyük bir soygun sırasında polis tarafından şüpheli bulunarak göz altına alınan ancak bir psikiyatri kliniğine gönderilen Prot, Dr. Mark Powell'a yollanır. Kendisinin K-Pax adlı gezegenden geldiğini iddia eden Prot'un olağanüstü astrofizik bilgisi ve özellikle klinikteki diğer hastalar üzerinde olumlu bir etki yaratan karizması Dr. Powell'ın bütün işlerini bir kenara bırakıp bu hasta üzerinde yoğunlaşmasına yol açar.
Dr Powell, Prot'un ilaçlara, ışığa ve suya karşı tepkilerini açıklamakta güçlük çekerken, klinikteki tüm hastalar K-Pax'e döneceğini söyleyen Prot'la birlikte gitmek için hazırlanmaktadır. Karşılaştığı herkesin hayatını eğlenceli hale getiren Prot'un K-Pax gezegenine ilişkin iddiaları, bir grup uzay bilimciyi de hayrete düşürür.

 

 

 

 

Matchstick Men - (Üçkağıtçılar)


Matchstick Men, küçük çaplı dolandırıcılık işlerinde uzmanlaşmış Roy ve Frank'in hikayesi.
Dolandırıcılığın veteranı Roy ve onun korumasındaki Frank, son dönemde kendilerini promosyonlu "su filtre sistemleri" satma işine vermiştir. Araba, mücevher ve tatil gibi vaadlerle satışlarda patlama yaparlar ama bu hediyeler hiçbir zaman verilmeyecektir. Başta küçük gibi görünen bu iş zamanla büyük kar getiren bir işe dönüşür.
Bununla birlikte, Roy özel hayatında pek parlak bir dönem geçirmemektedir. Aşırı bir agorafobiye sahip ve insan ilişkileri sıfır denecek kadar azdır. İçinde bulunduğu durum onu bir psikoanalistten yardım almaya zorlar.
Bu terapi, onu umduğundan çok daha fazlasına götürür. Yaşadığından dahi haberi olmadığı 14 yaşındaki kızı, daha önce hiç görmediği babasının karşısına çıkar. İlk başlarda babasının rutin hayatını bozsa da daha sonra Roy da bu baba-kız ilişkisinden keyif almaya başlar.

 

 

 

 

Dalgaların Prensi

Tom Wingo (Nick Nolte)'nun karısı ve annesiyle sorunları mutsuz hayatını oluşturuyor. Kızkardeşi Savannah'ın intihar teşebbüs ettiğini duyunca, yanına gidiyor. Kardeşinin psikoloğu Susan Lowenstein (Barbra Streisand)'la görüşmeye başlıyor. Seansların bir tanesinde Tom ve Savannah'ın çocukluğunda saklı kalmış korkunç sır ortaya çıkıyor. Susan da mutsuz bir hayat sürdüğünden, ikisi de hayata dönmek için birbirlerine yardım ediyorlar.

 

 

 

 

 

 

kumun altında

 

Konu : Marie Drillon, kocası Jean ile birlikte Fransa'da yaşayan İngiliz profesördür. İkili, her yaz olduğu gibi tatillerini geçirmek için deniz kıyısındaki evlerine giderler.
Marie kumsalda güneşlenirken, yüzmeye giden kocası bir daha geri dönmez ve tüm aramalara rağmen bulunamaz. Bu olay birçok soruyu da yanında getirir. Kocası kaza ile mi ölmüştür yoksa intihar mı etmiştir? Gerçekten ölmüş müdür yoksa ortadan kaybolmak için böyle bir olaya mı başvurmuştur?
Tüm bunları düşünen Marie, kocasının öldüğünü kesinlikle kabullenmez ve sanki hayattaymış gibi davranarak hergün işten eve dönmesini beklemeye başlar.

 

 

 

Beyza'nın Kadınları


Psikiyatr kocası Doruk'a aşkla bağlı Beyza Türker'in hayatı, yaşamaya başladığı tuhaf bilinç kayıplarıyla altüst olur.
İstanbul'un çeşitli semtlerinde bulunan kesilmiş bacaklar yüzünden kenti seri katil korkusu sararken, cinayetleri araştıran komiser Okan yeni iş ortağı Doruk Türker ile tanışır.
Eğitimini ABD'de yapmış olan Doruk Türker bu davada seri cinayet uzmanı olarak görevli. Komiser Okan ve Doruk seri katili ararken, Beyza da hatırlayamadığı kayıp zamanlarının peşine düşer. Polis katilin peşindeyken Beyza da kendi gerçeğiyle yüzleşir: Öldürülen kurbanlarla arasında kendisinin bile çözemediği bir ilişki bulunmaktadır.

 

 

 

 

angel heart

 

Yönetmen Alan Parker'ın zenciler, blues, vodoo büyüleri, şeytan ve şeytana tapmak gibi konuları biraraya getirerek oluşturduğu ilginç filmi aslında "Falling Angel" adlı bir romandan uyarlanmış. Basit bir dedektif olan Angel (Mickey Rourke) bir gün esrarengiz bir adam tarafından tutuluyor. Louis Cypre adındaki bu adam (Robert De Niro) ondan birini bulmasını istiyor. Angel, bu adamı araştırdıkça ve bir takım esrarengiz olaylara karıştıkça aradığı adamın aslında kendisi olduğunu anlıyor. Aslında Louis Cypre da (ya da "Lucifer") aslında şeytanın ta kendisidir…

 

 

 

 

 

Twelve Monkeys - (12 Maymun)


Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir. 1996'da 5 milyar kişinin ölümüne neden olan bu virüs, 2035'te dünya nüfusunun yalnızca %1!ini hayatta bırakmıştır. Bu virüsün etkilerinden korunabilmek için insanlar yer altında koloniler kurarak yaşamaya başlar.
Bu virüsün üstesinden gelebilmek için mahkumlardan James Cole, zaman makinesiyle geçmişe gönderilir. Yanlışlıkla 1990 yılına gönderilen Cole, bilimadamları için virüs hakkında araştırma yapar.
Daha sonra zaman yolculuğunu sürdüren Cole, 1996'da akıl hastanesine alınır. Burada Dr. Kathryn Railly ile tanışan Cole, onu içinde bulundukları duruma inandırmaya başlar.

 

 

 

 


37°2 le matin - (Betty Blue)

 


Zorg, Fransa'da sahildeki bungalovların bakımından ve gözetiminden sorumlu olarak çalışan bir görevlidir. Sessiz, huzur dolu ve disiplinli bir yaşam sürmektedir ve boş zamanlarında yazmaktadır. Bir gün Betty hayatına girer. Betty, güzel olduğu kadar vahşi ve dengesizdir. Aniden, Betty'nin tehlikeli tavırları kontrolden çıkmaya başlar. Zorg, sevdiği kadının yavaş yavaş delirmek üzere olduğunu görür ve ilişkileri dibe vurmaya başlar.

 

 

 

 

 

Fight Club - (Dövüş Kulübü)


Fight Club Konu : Filmi anlatan (Norton), ünlü bir otomobil firmasında çalışan bir müfettiştir. Uykusuzluktan ve sıkıcı hayatından sıkılmıştır ve bir doktorun tavsiyesi üzerine kanser yüzünden problemleri olan insanların tartıştığı bir gruba katılır. Burada kendisi gibi aslında hasta olmayan Marla Singer (Bonham Carter) ile tanışır. Fakat konsantrasyonları bozulduğu gerekçesi ile başka zamanlarda gruba gelmeye başlarlar.
Anlatan (Norton) bu arada işine devam eder ve birgün uçakta Tyler Durden (Pitt) adlı bir sabun satıcısı ile tanışır. Yolculuktan sonra apartmanına döndüğünde yandığını görür ve hiç gerçek arkadaşı olmadığından Tyler'ı arar. Bir kaç bira içtikten sonra park yerinde Tyler, Jack'i kendisine vurması için zorlar ve aralarında Jack'in hayatını değiştirecek bir kavga başlar. Bir süre sonra Jack, Tyler'ın yanına taşınır ve bu kavgalarda artık ilk önce seyirci, daha sonra ise kavgalara katılan kişilerin önünde olur. Jack ve Tyler Fight Club adlı sadece karşılıklı kavga edilen bir klüp kurarlar.

 

 

 

Chopper - (Kasap)

 

Chopper
Gaspçı, yeraltı tetikçisi ve usta bir hikaye anlatıcısı olan Mark "Kasap" Read Avustralya'nın en azılı suçlusudur.
Melbourne'de uyuşturucu satıcılarını haraca kesen "Kasap", 16 yaşından itibaren hapse girip çıkmaya başlar. Kendisine otorite kuran babasından kurtulmak ve en iyi arkadaşı Jimmy Loughnan'a olan borcunu ödemek için, kurusıkı doldurulmuş bir tabancayla bir hakimi kaçırmaya teşebbüs eder. Sözde amacı, arkadaşının Melbourne'deki Pentridge Hapishanesi'deki, adı çıkmış, yüksek güvenlikli H kovuşundan kurtulmasını sağlamaktır.
Bu olaydan dolayı ağır bir cezaya çarptırılır ve kendini aynı şekilde Melbourne'deki Pentridge Hapishanesi'nin, yüksek güvenlikli H koğuşunda bulur. Burada kendini ispat etmek amacıyla, bu koğuştan kurtulmak için bir savaş başlatır. Yalan söyleyerek, bahaneler bularak ve olayları çarpıtarak tutarsız davranışlarını haklı çıkartmaya çalışır.

 

 

Barda


Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.
http://www.intersinema.com/barda-filmi/

Genel değerlendirmeyle birlikte filmde özellikle NEJAT İŞLER’ de antisosyal kişilik özelliğinin tasvirlerini görmek mümkün

 

 

.Good Will Hunting - (Can Dostum)

 

 


Will, bir üniversitede hademelik yapan süper zeki bir gençtir. Will, bir türlü sokak kavgalarından kendini alıkoyamaz ve başı derde girer. Hapise düşmek üzere olan Will'i bu durumdan kurtarabilecek tek kişi onun yeteneklerini farkeden, okulun profesörlerinden Sean McGuire'dır. Aralarında bir anlaşma yaparlar ve bu zamanla çok özel bir dostluğa doğru yol alırlar.

 

 

 

 

ölu ozanlar derneği

1950'lerin Welton Akademisi ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir yer haline getirmektedir. Fakat yeni İngilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir...

Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar.

Elbette Keating'in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating'i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating'i savunmak için harekete geçerler.

 

 

balıkcı kral

Bir radyo DJ'i olan Jack Lucas (Jeff Bridges) son derece küstah ve sonrasını düşünmeden yaptığı konuşmalar sonucunda bir psikopatın rasgele bir restorana girip ortalığı kana bulamasına yol açıyor. Böylece Lucas'ın önündeki üç yılı inanılmaz berbat geçiyor. Tam intihar edeceği sırada aklını yitirmiş, yarı deli bir sokak filozofu Parry (Robin Williams) onu kurtarıyor. Bundan sonra Lucas ve Parry birlikte takılmaya başlıyorlar. Zaman geçtikçe Lucas, Parry'nin neden böyle bir hayata düştüğünü anlıyor. Psikopatın restoranda öldürdüklerinin arasında Parry'nin karısı da vardır. Lucas böylece günahlarıyla bir anda yüzleşiyor.

 

 

 

Awakenings - (Uyanışlar)


Dr. Malcolm Sayer, insan ilişkileri çok zayıf olan ve hayatı boyunca labaratuvarlarda bilimsel araştırmalar yapan bir doktordur. Personel yetersizliği yaşayan bir hastane, başka başvuru olmadığı için Sayer'ı işe almak zorunda kalır. Dr. Sayer, tamamı çok uzun yıllardır bilincini kaybetmiş ve hareketsiz görünen hastaları tedavi etmek ister.
Bir konferansta başka bir hastalık için geliştirilen L-Dopa adlı ilacın kendi hastalarına da derman olabileceğini düşünen Sayer, şansını denemek ister. İlacı Leonard Lowe üzerinde denemek için izin alan doktor, ilk başta başarılı olur ancak zamanla ilacın yan etkileri ortaya çıkmaya başlar.

 

 

 

Secret Window - (Gizli Pencere)


Bilgisayarının başına oturup yeni kitabına başlaması ya da köpeğini dolaşmaya çıkarması gerektiğini bilmesine karşın, başarılı yazar Mort Rainey'in tek yapmak istediği, koltuğunun üzerinde günde 15 saat uyumaktadır.
Acı verici bir boşanmanın ortasındadır. Bu ayrılığa ilişkin her şey çirkin ve tatsız bir hâl almıştır. Bu durum tüm enerjisini emmiş, yaratıcılığını alıp götürmüş ve onu tek satır yazamayacak duruma getirmiştir.
Sonra bir gün, işler artık daha da kötüleşemez gibi görünürken, John Shooter adında psikopat bir yabancı kapısına gelir; onu hikayelerini çalmakla suçlayarak bunun telafisini ister. Rainey’nin kendisini yatıştırma çabalarına karşın Shooter giderek daha düşmanca bir tavır takınarak soğukkanlı bir cinayet dahi içerebilecek tuhaf bir adalet kavramından söz eder.
Akıl almaz bir kedi-fare oyununun ortasında kalan Rainey, hayal bile edemeyeceği bir kurnazlık ve kararlılığa sahip olduğunu böylelikle keşfeder. Sonunda ise, Shooter'ın onu kendisinden bile iyi tanıyor olabileceğini anlar...

 

 

Donnie Darko - (Karanlık Yolculuk)


Donnie Darko, 1980'lerin Amerika'sında bir banliyöde yaşayan tipik bir "sorunlu" gençtir. Psikiyatrik problemleri nedeniyle uyurgezerlik hastalığından bir türlü kurtulamaz ama bir gün bu hastalığının hayatını kurtaracağından da habersizdir. 2 Ekim 1988 sabahı yine uyur halde yataktan kalkıp gezmeye çıkan Donnie, geri döndüğünde odasının tavanından içeri giren bir jetin tam yatağının üzerine düştüğünü görür. Belki o an hayatta kalmış olmasının şans mı şanssızlık mı olduğuna karar verememektedir ama bu olaydan sonra Donnie hayatta olmanın, yaşamanın ve tabi aşık olmanın güzelliğini keşfetmeye başlayacak ve bunların verdiği güçle kaderin ve zamanın ötesine geçecektir.
Bu yıl Sundance film festivalinde gösterildikten sonra üzerinde çok konuşulan, yerli ve yabancı eleştirmenlerden son derece büyük övgüler alan Donnie Darko, ilk yönetmenlik denemesinde Richard Kelly'nin bir yandan Reagan dönemi Amerikası'na gönderdiği bir eleştiri, bir yandan da çökmek üzere olan bir banliyö yaşamı ve toplumunun portresi.

 

 

 

 

Quills - (Düşlerin Efendisi)



Doug Wright'ın ödüllü tiyatro oyunundan beyazperdeye uyarlanan Quills, hayatının son 10 yılını hapis benzeri bir akıl hastanesinde geçiren Marquis De Sade'nin hikayesini anlatmakta. Sadizmin filozofu olan De Sade hastaneye kapatıldıktan sonra da her biri büyük tepki toplayacak yazılarını yazmayı sürdürür. De Sade'ın çekimine kapılan hastanenin çamaşırcısı genç Madeleine, De Sade'ın yazdığı metinleri gizlice hastane dışına dağıtmaktadır. Bu metinlerden biri olan Justine'I Napolyon okuyunca sinirlenir ve çok koyu bir muhafazakar olan Dr. Royer Collar'ı, de Sade'yi tedavi etmesi için hastaneye gönderir.

 

 

Rain Man - (Yağmur Adam)


Rain ManBir ithal araba satıcısı olan Charlie, başkalarının düşüncelerine saygı duymayan bencil ve fırlama bir şehir çocuğudur. Babasının öldüğünü haber alan Charlie, cenazesine gittiğinde, babasının 49 model bir Buick Roadmaster hariç tüm mirasını bir vakfa bıraktığını öğrenir. Kendi hakkı olduğunu düşündüğü bu paradan bir pay alabilmek için bu vakfı ziyaret eden Charlie, buranın özürlülerle ilgilenen bir kurum olduğunu öğrenir.
Vakfın müdürü, babasının eski bir arkadaşıdır ve mirasla ilgili olanları bilmektedir fakat mirasın neden bu vakfa bırakıldığını açıklamak istemez. Charlie herşeyden vazgeçtiği ve orayı terk edeceği sırada arabanın şoför koltuğunda oturan Raymond'ı görür. Raymond Charlie'nin varlığından habersiz olduğu otistik kardeşidir. Charli neden o zamana kadar bir kardeşi olduğunun söylenmediğini merak eder. Ama şu an için merakı ikinci plandadır ve asıl önemli olan, Raymond'a kalan mirastan pay alabilmektir.

 

 

I am Sam - (Benim Adım Sam)


I Am SamSam Dawson, kızı ile birlikte mutlu bir beraberlik süren bir babadır. Ancak Sam'in zeka seviyesiyle ilgili bazı sorunları vardır. Zeka seviyesi 7 yaşındaki bir çocuğa eştir.
Kızı 7 yaşına geldiğinde Sam için sorunlar başlar. Kızı zamanla Sam'den daha ileri bir seviyeye gelmeye başlar. Sam, kızına gerekli ilgiyi gösterse de zihinsel sorunları nedeniyle yardım edememektedir. Buna paralel olarak görevliler Sam'in kızından elinden alırlar.
Kızını kaybeden Sam'in yolu avukat Rita Harrison ile kesişir. Rita, Sam'e yardım etmeli ve kızını geri almasını sağlamalıdır. Ancak Rita'nın Sam'in içinde bulunduğu duruma pek aldırdığı yoktur.

 

 

 

acacia

 

AcaciaKüçük bir oğlan çocuğu olan Jin-Sung annesinin ölümünden sonra yalnız kalınca yetimhanede yaşamaya başlar. Yaşadığı bu üzücü olay sonrasında gittikçe içine kapanarak sessizleşir. Ağaçlara karşı kimsenin anlam veremediği bir sevgisi vardır. Neredeyse bütün zamanını değişik ağaç resimleri yaparak geçirmektedir. Diğer çocuklardan daha zeki ve yetenekli olması çocuğu olmayan bir çiftin dikkatini çeker ve onu evlatlık edinirler.

Kısa bir zaman sonra yeni ailesine alışır. Evlerinin arka bahçesindeki akasya ağacı onun en yakın arkadaşı olur.

Sürprizlerle dolu hayat, genç çifte yakında çocukları olacağı müjdesini verir. Bebeğin gelmesiyle beraber kendini unutulmuş hisseden Jin-Sung, tekrar içine kapanmaya başlar. Bir gün aniden ortadan kaybolur ve bütün aramalara rağmen izine bile rastlanmaz. Yakın bir zaman sonra evin bahçesinde sıra dışı olaylar meydana gelmeye başlar. Unutulmaya çalışılan bir gerçek hızla kabusa dönüşmektedir.

Olağan dışı olaylardan ziyade, insanın kendisiyle olan hesaplaşması ve pişmanlıkları üzerine giden yönetmen Park Ki-Hyung, suçluluk duygusunu merkez alarak, yüzleşildiğinde insanı çaresiz bırakan korkularla bizleri buluşturuyor.

 

 

 

Karanlık Sırlar

Sumi ve Suyon zorunlu bir ayrılığın ardından, aylar sonra evlerine geri dönerler. Annelerinin ölümünün ardından, üveyanneleri çoktan evlerine yerleşmiştir. Babaları üvey anneleri ile kızların arasındaki sorunları görmezden gelmekten yanadır. Oysa iki kızkardeşle, üvey annelerinin arasındaki düşmanlık tahmin edilebileceğinden çok daha köklüdür. Anne, baba ve kızların yaşadığı ev, bu düşmanlıktan kaynaklanan tuhaf olaylara sahne olur. Herkesin hafızasından silmek için uğraştığı bir olay, dördünün de hayatını cehenneme çevirecektir. Ülkesinde ‘dahi’ olarak nitelendirilen Kim Jee-Woon “Karanlık Sırlar”la son yılların en ilginç gerilimlerinden birisine imza atıyor. Benzersiz bir görsel atmosfer, filmin tamamına yayılan sarsıcı hüzün duygusu ile “Karanlık Sırlar” uzakdoğu sinemasının alışılagelmiş gerilim örneklerinden bir adım öne çıkıyor.

 

 

 

 

geri zekalılar

 

IdioterneLars von Trier’in tartışmalara yol açıp kalıcı psikolojik izler yarattığı Geri Zekalılar Dogma 95 manifesto prensiplerine uygun olarak çekilmiş etkileyici bir film. Geri Zekalılar ortak bir ilgi alanı olan sosyal bir gruptur. Zihinsel özür numarası yapmayı severler. Onlar için oyun hayatın yeniden şekillenip yaşantılanması demektir. Gruba raslantısal olarak dahil olan Karen de hayatını yeniden yaşantılamaya başlayacaktır. Bu yaşantılama sonrasında neyin oyun neyin gerçek olduğu belirsizliğini kendinde sorgulayacaktır.

Bu açıdan bakıldığında çoğu insan hayatlarını tolere edebilmek için kendilerine kendi yazdığı senaryoda bir rol biçerler. Biçilen rol, onu aptal ya da vasat konumuna düşürse de dış dünyadaki gerçekliklere sadece bu rolle katlanabilecektir. Idiot’lar filmi insanların bu konumlarını sorgulayan uzun bir terapi seansı gibidir.

 

 

deney

Experiment, DasTarık Fahd, yaşamını taksi şoförlüğüyle kazanır. Bir gün gazetede bir psikolojik deneye katılıp iki hafta hapiste kalacak gönüllülere 4000 mark verileceğini okur. Koşullar ona tuhaf gelir. Gazeteciliğe yeniden dönme hevesiyle eski patronunu deney deneyimlerini gazetede yayımlamaya ikna eder...

 

 

 

 

 

 

 

Emily Rose

The Exorcism of Emily Rose Emily Rose üniversiteye gitmek için kırsal bölgedeki güvenli evinden ayrıldığında, kendisini nelerin beklediğinden habersizdir. Bir gece yurtta yalnızken, tüyler ürpertici bir 'halüsinasyon' (sanrı) görür ve kendinden geçer. Geçirdiği bu krizler daha sık ve ciddi bir hal almaya başlayınca, koyu bir Katolik olan Emily, kilisesinin rahibi Peder Richard Moore'un kendisine şeytan çıkarma ayini uygulamasını ister. Genç kız bu dehşet verici şeytan çıkarma ayini sırasında ölünce, rahip ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermek suçuyla yargılanır.
Tanınmış bir savunma avukatı olan Erin Bruner, firmasında ortak statüsüne yükseltilmesi karşılığında, isteksizce de olsa Peder Moore'u savunmayı kabul eder. Duruşmalar sürerken, Peder Moore'un şaşmaz inancı ve davanın etrafında dönen açıklanamaz ve tüyler ürpertici olaylar Erin'in şüpheciliği ve dinsizliğini zorlar.

 

 

 

 

 

Tüm anksiyete bozukluklarında ortak olan özellikler belirli durum ve nesnelerle karşılaşınca anksiyete...

 

OKU

Tikler, bir kas grubunda, yineleyen istemsiz hareketlerle belirli bir bozukluktur...

 

OKU

Aşırı şişmanlamaya karşı yaşanılan aşırı korkudan dolayı zayıf kalmak için bilinçli olarak çaba göstermek ile gözlemlenen bozukluktur

OKU

Gelişimsel olarak değerlendirildiğinde, bebekler için genital bölgelerini keşfetmeden önce ilk karşılaştıkları doyum..

OKU

Yıllardan beri oldukça tartışmalı bir tanıdır. Öncelikle psikanalitik yönelilmli ruh hekimlerince ele alınmış olan bu kişilik...

OKU

Depresyon en sade sekliyle çökkünlük hali olarak tanımlanabilir. Depresse duygudurumu olan hastalar enerji ..

OKU