Bu site sadece bilgi verme amaciyla hazirlanmiştir başka hiçbir amaca yönelik kullanilmamalidir.
PSİKOLOG ÜMİT ERTEM
www.adanapsikolog.com
Psikolog Ümit ERTEM 1978'de Adana da dogdu. Psikoloji egitimini tamamladiktan sonra Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi psikoloji poliklinigi, psikotik bozukluklar, nevrotik bozukluklar, alkol ve madde bagimliliklari servislerinde görev yapti(2003-2007)..
-
OEDIPUS*
-
Oedipus, Thebai’nin lanetlenmiş kral soyundan gelir. Anası lokaste’nin ona gebe iken gördüğü bir rüyanın tefsirine göre, doğacak çocuğunun kendi babasını öldüreceği ve annesi ile evleneceği anlaşılır. Bu korkunç kehanet karşısında lokaste ile kocası Laios’a, doğan çocuğu doğar doğmaz ortadan kaldırmaktan başka bir çare kalmaz. Çocuk kimsenin haberi olmadan emin bir kişiye teslim edilerek saraydan kaçırılır, ormanda ayağından iple bağlanarak bir dala asılır ve ölüme bırakılır…
Ne var ki, bir müddet sonra oralardan geçen bir çoban, ayağından asılmış olduğu için ayağı şişmiş olan bu çocuğu bulur ve onu Korinthos kralı Polybos’a teslim eder. Korinthos kralı da, ismini bilmediği için bu çocuğa Oedipus-şiş ayaklı, (oedima-şişlik, pus-ayak) adını vererek, onu kendi oğlu gibi yetiştirir.
Ancak, soy bir defa tanrılarca lanetlenmiştir ve bu lanet sonuna kadar gidecektir. Oedipus büyüyünce, etraftaki dedikodulardan, kendisinin bulunmuş bir çocuk olup Polybos ailesinin esas çocuğu olmadığını öğrenir. Hakikati öğrenebilmek için kahinlerin memleketi Delphoi’ye gitmeye karar verir. Delphoi’de korkunç hakikati öğrenir: Kendisi lanetlenmiş bir kimsedir, babasını öldürüp anası ile evlenecektir.
Ağır bir sıkıntı içinde Delphoi’den ayrıldığında yolda bir geçitten geçerken tanımadığı iki kişiye rastlar. Münakaşa sonunda çıkan kavgada bu iki kişiden birisini öldürür, diğeri ise kaçar. Sonunda, Oedipus tanımadığı bir şehre girer; şehir matemdedir, şehrin kralı ölmüş, şehir idarecisiz, kraliçe ise kocasız kalmıştır…
Etrafta bir hikaye dolaşmaktadır: Sphinx denilen canavar o şehre gelmiş ve önüne gelene iki zor bilmece sormaktadır. Kimse de bu bilmeceleri çözemediği için canavar, rastladığı kimseleri yüksek bir kayadan uçuruma yuvarlamaktadır. Bu duruma bir hal çaresi bulabilmek ümidi ile fikir almak için Delphoi’deki kahinlere gitmekte olan kral ve nedimi dar bir geçitte genç bir adamla karşılaşmışlar ve çıkan kavgada, kral yabancı tarafından öldürülmüştür.
Oedipus bunun üzerine Sphinx’e gider ve canavarın sorduğu iki güç bilmeceyi çözer. Sphinx, bilmecesinin çözüldüğünü öğrenince, şehri affeder ve kendisini uçurumdan atarak intihar eder.
Başarılı bir şekilde şehre dönen Oedipus kurtarıcı olarak karşılanır, şehrin kralı ilan edilir v eski kralın dul karısı ile evlenir. Bu evlilikten dört çocuk dünyaya gelir.
… Ve tanrıların laneti, böylesine kahredici olayların sürmesine neden olur…
Bir müddet sonra şehirde veba çıkar, felaket etrafta kol gezer. Delphoi’ye gidilerek felaketin nedeni sorulduğunda, öldürülen eski kralın Laios’un katilinin cezalandırılmasının şart olduğu öğrenilir. Araştırmaları bizzat idare eden Oedipus, biraz sonra kendi araştırması sonunda korkunç gerçeği öğrenir. Anası Lokaste kendini öldürür; Oedipus da, annesinin iğnesi ile gözlerini kör eder.
ELEKRA*
-
Agamemnon, Troya savaşı çıktığında, rüzgarın dinip gemilerin hareketsiz kaldığı bir gün, rüzgarın esmesini sağlayabilmek amacıyla, kahinlerin dediklerine uyarak karısını bir tanrıça aldatmak zorunda kalır. Klytaimnestra da bu haberi duyunca kızgınlığından, Atreus oğullarının en büyük düşmanı olan Aigisthos ile ilişki kurar ve kocasını aldatır.
Hatta, aldatmakla da kalmayıp, Agamemnon seferden evine döndüğü vakit, Klytaimnestra aşığı ile bir olup kocasını öldürür. Bunun üzerine Elektra babasının öcünü alması için kardeşi Orestes’i şartlandırır ve bir gün Elektra kardeşini yüreklendirerek annesini öldürtür.
Böylece, Elektra, babsına karşı duymkta olduğu sevgisi, hatta, cinsel bir arzu hudutlarına kadar varan yakınlığı nedeni ile babasına sadık kalmayan annesinin katili olur.
EROS*
Eros, Aphrodite’nin oğludur. Daima sevgiyi aşkı, sevişmeyi, çoğalmayı, üremeyi, yaratma ve yaratılmayı simgelemiştir. O yaratma’yı simgeleyen doğal bir güçtür.
Hesiodos’un, Kosmogoniayı-yaratılış’ı anlatışında Khaos’tan hemen sonra Eros gelir. Haydn’ın Yaratılış’ını dinlerken, o gümbürdeyen Khaos ile beraber Eros’un sihirli parmaklarının içimizde kıpırdadıklarını hissederiz.
Eros’un sevgi, sevişme, güzellik, aşk tanrıçası Ahrodite’nin oğlu olduğunu herkes bilir; ancak, babası hakkında dedikodular da çok. Aphrodite gibi fettan bir tanrıçanın da aşk maceraları öylesine çok ki, ama çoğu kişi Eros’un babası için Hermes’i, o ayakları kanatlı haberci tanrıyı kabul eder.
Eros için yaratmanın, yaratılmanın simgesidir, deriz. Nasıl olmasın ki? Mitosa göre, Gök tanrısı Uranos, Yer tanrıçası Gaida’dan doğan çocuklarını tekrar analarının karnına gerisin geriye soktuğu için tanrıçanın karnı korkunç sancılarla şişmektedir; artık bu sancılara dayanamayan Gaia, bir gün oğlu Kronos doğar doğmaz eline bir tırpan verir ve ondan babasının, yani Uranos’un bu sonu gelmez gaddar sevişmelerine bir çare bulmasını ister. Kronos da doğar doğmaz, babasının onu öldürüp anasının karnına tekrar geri sokmaya fırsatvermeden Uranos’un testislerini kesip denize fırlatır. İşte o fırlatılan testislerden akan kandan öcalma tanrıçaları Erinies yaratılır, ama oluşan köpüklerden (aphros-köpük) Aphrodite ortaya çıkar. Doğaldır ki, sperma köpüklerinden oluşan ananın çocuğu da Eros gibi aşk ile, yaratılma kudreti ile dolu olur.
Elindeki oklarla insanlığın, hatta Varlık’ın çoğalmasını, nitelendirilmesini yükselmesini, sevgi dolu bir yaratılışa doğru yönelmesini temin eden Eros’un Pskyhe ile olan macerasından, Apuleius’un o tatlı Eros ile Psykhe öyküsünden, Psykhe bölümünde sözedeceğiz.
Thanatos
Thanatos ölümü simgeleyen tanrıdır. Gece tanrıçası Nyx, kendi başına Hypnos- uyku ve Thanatos- ölüm tanrı-larını doğurmuştur. Thanatos, Hypnos ile birlikte, yeraltındaki ölüler ülkesinin en derin yeri olan Tartaros’ta oturur...
-
HYPNOS*
Hypnos'e kelimesini ilk defa ingiliz doktor Braid kullanmıştır. Kendisine bu konuda yunan mitolojisi kaynaklık etmiştir.Yunan mitolojisinde Hypnos kelimesi şu şekilde geçmektedir. " Yunan mitolojisinin uyku tanrısı 'HYPNOSE' Gece'nin Oğlu ve Ölüm 'ün (Thanatas) kardeşidir. (Resim) Kardeşi ile birlikte Hades'in ölüler diyarında yaşar.Kanatlı bir genç şeklinde tasvir edilen hypnos, yorgun insanların anılarına sihirli değneği ile değmek, karanlık kanatları ile yelpazelemek ya da bir boynuzdan, kişilerin üzerine uyku verici bir madde dökmek suretiyle onlara uyku verir. Thanatos'da kanatlı bir ruh halinde tasvir edildiğinden aynen hypnos'a benzer. Hypnos'un oğullarından biri ise, rüyalar tanrısı "Morheus" dur.
Hypnos'un tanrılar üzerinde dahi etkisi vardır. Homer'e göre Hypnos , Herav'ın ricası üzerine bir gece kuş şekline bürünerek, Zeus'u ida dağı üzerinde uyutmuştur.
"Uyku ilahıdır Hypnos. Ölüm ilahı olan Thanatos ile beraber gece-Nyx' ten babasız olarak doğmuştur.
İnsanların ve genellikle tüm yaratıkların fizyolojik işlevlerinin ayarlanmasında esas rolü oynayan "Cyrcadian Cyclus-24 saat tanzimi " hadisesinde, uyku hypnos olayının temelini oluşturur. Fahrettin Kerim Hocanın "Uyku sinir sisteminin miarı ve mimarıdır." sözü galiba bu konuda dünyü tıp literatüründe söylenmiş en manalı ifadedir.
Ana tanrıçalardan Hera,Çanakkale yöresindeki İda Dağında Zeus ile sevişmek ister.Galiba Zeus Hera'ya pek yüz vermemiş olacak ki, Hera, Hypnos'dan hatta ona cilveli Kharit'lerden birini peşkeş çekeceğine de söz verir- gelip Zeus'u uyutmasını rica eder. Zeus'da, yarı uykuda iken o sersemlik hali içinde "He" der.
ANDROMEDA**
Habeşistan kralı Kepheus ile, güzelliği nedeniyle diğer Nereus kızlarının hepsinden alımlı ve güzel olmakla övünen Kassiepeia’nın kızı imiş Andromeda. Kassiepeia’nın bu kendini beğenmişliğinden bıkmış olan diğer deniz kızları, kendisini deniz tanrısı Poseidon’a şikayet ederek, Kassiepeia’nın cezalandırılmasını istemişler. Fakat, neticede, bütün bu patırtı zavallı Andromeda’nın başına patlamış. Poseidon korkunç bir ejderi Kepheus’un ülkesinin başına bela diye salmış...
Kahinler, şayet kızını kurban ederse memleketin kurtulacağını söylemiş ve bundan başka bir çare olmadığında ısrar etmişler. Halk zorlamış ve çaresiz kalan Kepheus, Andromeda’yı bir kayanın üzerine bağlayarak ejder Gorgo’nun parçalamasına terk etmiş.
Gorgo, Andromeda’yı tam parçalayacakken, gökten kanatlı atı Pegasus’un üstünde yiğit Perseus gelip Gorgo’yu öldürmüş. Kafasını kesmiş, sonra Andromeda’yı bağlarından kurtarıp almış ve evlenmiş. Ancak, Andromeda’nın başka bir bağı da varmış, amcası Phineus’a sözlüymüş... Phineus, Andromeda ile Perseus’un düğün gecelerinde öldürülmeleri için adamlarını göndermişse de Perseus, Gorgo’nun kesik başını gösterince adamlar taş kesilmişler.
Böylece, Andromeda bütün bağlarında kurtarılıp Perseus ile rahat, huzurlu ve mutlu bir hayat geçirmiş.
KAYNAK
*(Kriton & Dinçmen)
Tüm anksiyete bozukluklarında ortak olan özellikler belirli durum ve nesnelerle karşılaşınca anksiyete...
Aşırı şişmanlamaya karşı yaşanılan aşırı korkudan dolayı zayıf kalmak için bilinçli olarak çaba göstermek ile gözlemlenen bozukluktur
Gelişimsel olarak değerlendirildiğinde, bebekler için genital bölgelerini keşfetmeden önce ilk karşılaştıkları doyum..
Yıllardan beri oldukça tartışmalı bir tanıdır. Öncelikle psikanalitik yönelilmli ruh hekimlerince ele alınmış olan bu kişilik...
-
RUH SAGLIGI
-
ÇOCUK RUH SAGLIGI
-
PSİKOTERAPİ
-
-
-
-
-
-
-
DİĞER
-
-
-
-