• Bu site bilgi ve paylaşım amacıyla hazırlanmıştır Tedavi amacına yönelik değildir. Sorununuz olduğunuzu düşündüğünüz anda ruh sağlığı alanında çalışan birine başvurmanızı öneririm.
  • PSİKOLOG ÜMİT ERTEM

Depresyon

DEPRESYONUN BELİRTİLERİ


Kognitif (Bilişsel) Belirtiler
Bilişsel özellikler, depresyon rahatsızlığı yaşayan insanlarda en önemli niteliği oluşturur. Düşünce içeriği ile başlayan bilişsel yapıdaki bozulma ve çarpıtma, kendini sürekli ve aşırı derecede eleştirme ile devam eder. Sonuçta oluşan yetersizlik duyguları, devamında hiçbir şeyi yapamamış olduğu ve bundan sonrada aynı başarısızlığın devam edeceği gibi çeşitli inançları destekler. Bu bilişsel çarpıtmalar depresif süreçle birlikte katılaşır hatta bu durum hezeyan niteliği de alabilir.
Algılama da depresif duygulanımın şiddetine göre değişmeye başlar. Hastalar artan depresif duygular (ki bunlar temelde yaşadığı değersizlik, kendini sürekli suçlama duygularıdır) çevredeki uyarıcıları algılamada ve onları yorumlamada sorunlar yaratır. İllüzyonlar, vücut görünümünün algılanmasında çarpıtmalar, hatta koku ve işitme halusinasyonları vb. oluşabilir.
Depresyon belirtisi gösteren kişilerde sözel ifade gücü azalmıştır depresyonun şiddetine göre bu yapı gittikçe artmakta ileri derece depresyon yaşayan kişilerde bu durum kelimeleri tek tek kullanma ya da hiç konuşmak istememe şeklinde görülebilir.
Hasta yaşadıkları durumlarla ilgili ve gelecek zamana ait düşüncelerinde karamsardır, obsesyonel biçimde yineleyen ölüme ve intihara ilişkin düşünceler, fobiler, obsesif(takıntı) uğraşlar yan belirtiler olarak ortaya çıkar. Basit konularda bile karar verme güçlüğü çeker ya da daha önce verdikleri kararlarla ilgili pişmanlık, kendini kınama, suçluluk duyguları vb. yaşarlar.
Depresif hastaların yakınmalarının başında unutkanlık ve konsantresyon güçlüğü gelir. Dikkatini ve düşüncelerini toparlama ve belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma güçlük yaşarlar.

Duygusal Belirtiler


Depresyonun temel sınıflaması yapılırken duygudurum bozuklukları kategorinde yer alır. Duygusal çökkünlük olarak tanımlanabilen depresyon bireyin yaşadığı umutsuzluk, çaresizlik, yetersizlik, sürekli yaşanan üzgünlük ve hüzün gibi duygusal yapıları tanımlar. Hastalar; kendilerini hüzünlü, umutsuz, neşesiz veya değersiz gibi duygularla tanımlarlar.
Bireyin yasadığı sürekli kendini eleştirme, yetersizlik ve değersizlik duygularını destekler ve bireyi intihar düşüncelerine yönlendirebilir. Yapılan çalışmalar depresyonu olan hastaların yaklaşık üçte ikisinin özkıyım düşünceleri olduğunu ve bunlardan %10–15 ‘lik kısmının intahara kalkıştığını göstermektedir.
Depresyon yaşayan bireyin duygulanımı gün içerisinde sürekli değişir ve yoğun çökkünlük yaşanılan uyku problemleriyle sabah saatlerinde daha yoğunken, ilerleyen saatlerde kısmen azalma olur.


Davranışsal Belirtiler


Depresyonla birlikte hareketlerde bir azalma, yavaşlık ve isteksizlik oluşur. Yeni bir davranışı başlatma yada sürdürme konusunda birey ilgisiz ve güçsüzdür. Ağır depresyonlarda etkinlikte azalma öyle ileri derecede olabilir ki hasta kamburu çıkmış bir biçimde oturuyor ve donuk bir yüz ifadesiyle yere bakıyor olabilir. Depresyon yaşayan birey alçak sesle ve tekdüze konuşur ve konuşma miktarı ve ses düzeyi azalmıştır, her davranışı aşırı bir çabayı gerektiriyormuş gibi görünür.
Mimiklerde azalma ile birlikte hastanın eğik bir postürü vardır ve kendiliğinden hareketi yoktur, üzgün kederli, gözlerini kaçırır bir bakışı vardır. Hastanın yürüyüşünde yavaşlama, başı öne eğik, gözleri yerde ve elleri kucaklarında çevreye karşı tepkisiz otururlar.
Hareketlerdeki yavaşlama ve isteksizliğin tersi olarak bazen ağır depresif hastalarda belirgin bir psikomotor ajitasyonda görülebilir. Ajite depresyonlarda anksiyete önde gelen özelliktir ve durmaksızın gezinme, sıkıntıyla ellerini ovuşturma ve inleyip durma gibi belirtilerle kendini gösteren bir huzursuzluk hali vardır. Hasta yerinde duramaz ve yaptığı işlerde süreklilik yoktur. Huzursuz bir kıpırdanma ve hareketlilik hakimdir.


Fizyolojik Belirtiler


Uyku bozuklukları depresif hastalar için evrensel bir belirtidir ve genellikle bildirilen ilk belirtiler arasındadır. Depresyonda hem uykusuzluk hem de aşırı uyuma şeklinde uyku bozukluğu görülebilmekle birlikte, uykusuzluk problemi daha fazla görülmektedir. Uykuya dalamama, uykuyu sürdürememe ya da sabahları erken ve yorgun uyanma şeklinde uyku problemleri yaşanır. Hastalar depresif içerikli rahatsızlık verici rüyalar görürler, bu rüyalar hastaların ağlayarak uyanmalarına neden olabilir.
İştah çok azalır ve fark edilebilir düzeyde kilo kaybına yol açar. Bazen iştah kaybının tersine aşırı iştah da olabilirse de genellikle iştahsızlık hakimdir. Aşırı iştah da birey sanki içindeki bir boşluğu doldurmak istercesine sürekli yiyebilir. Depresyona bağlı olarak iştahı kesilen hastalar daha önce zevk aldıkları yiyeceklerden artık zevk almaz olurlar.
Cinsel istek kaybı da depresyondaki hastalarda görülen evrensel bir belirtilerden bir diğeridir. Erkeklerde genellikle cinsel istek ve etkinliğin azaldığı ya da tümüyle ortadan kalkmış olduğu öyküsü vardır. Erkek hastalarda ereksiyon problemi ortaya çıkabilir, kadın hastalarda ise cinsel isteksizlik olsa bile cinsel işlev yerine getirilebilir. Erkek hastalarda cinsel etkinliğin yerine getirilemiyor oluşu hastanın kendine olan özgüvenini de etkiler.

 

 

 

<<ANA SAYFAYA DÖN

Valid XHTML 1.1