Psikolog Ümit ERTEM 1978'de Adana da dogdu. Psikoloji egitimini tamamladiktan sonra Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi psikoloji poliklinigi, psikotik bozukluklar, nevrotik bozukluklar, alkol ve madde bagimliliklari servislerinde görev yapti(2003-2007)...Devamını Oku

OKUL KORKUSU


       Çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumu okul korkusu olarak isimlendirilmektedir.  
Çocuk birden bire, bir gün okula gitmek isteme; zorlamalar karşısında anksiyete duyar; panik içine girer, midesi bulanır, kusar, ağlar, gitmemekte direnir. Bazıları zorlamalara dayanamayıp yola çıkar, ya ayrı yoldan döner, ya sınıftan çıkar eve gelir. Başlangıç bazen sinsidir. Ön belirtiler günlerce sürebilir. Çocuk neşesizdir, uykuya dalmakta güçlük çeker. İştahı kesilir, ödevlere karşı ilgisi azalır. Her sabah somatik bir belirti ile uyanır. Başı,  karnı ağrır, midesi bulanır. Bir gün okula gitmeyeceğini bildirir.
Neden olarak, öğretmenden korktuğunu ya da arkadaşının kendisini şikâyet rahatsız ettiğini söyleyebilir. Bazıları da tanımlayamadıkları bir korkuda söz ederler. Okul korkusunu ortaya çıkaran etkenler ne olursa olsun kaynağı genellikle anneden ayrılma korkusudur. Çoğu zaman evde rahattırlar. Şiddetli vakalarda çocuklar evde de huzursuzdurlar. Bağlı ve bağımlı oldukları aile bireyini (bu genellikle annedir) bir yere bırakmaz, peşinde dolaşırlar. Kronik anksiyete içindedirler, hiçbir şeyle oyalanamazlar.
Okul fobisi genellikle karşılıklı bağımlı anne- çocuk ilişkisi sonrasında gelişir. Genellikle bu çocukların koruyucu anneleri vardır. Baba ise bunun tersi bir yapıda veya soğuk ilgisiz olabilir. Yada anne baba aynı derecede çocuğa karşı bağımlılık oluşturmuşlardır ki çocuktan ayrılmayı göze alamamışlardır. Bazen ise anne baba o kadar güvensizlik yaşamışlardır ve çocuklarının başına sürekli bir tehlike geleceği düşüncesi ile onu yanlarından hiç yırmamışlardır böylece çocuk hiç farkında bile olmadan başına bir iş gelecekmiş yada annesi yada babasına bir şey olacakmış korkusu taşımaya başlamıştır. Bu korkunun da önüne geçmek için sürekli evde kalmak istemektedir.
Okul korkusu anaokuluna giden, ilkokula başlayan çocuklarda sık görülür. Ülkemizde anaokulu zorunlu o yaşlarda kliniğe başvuru sayısı çok azdır. Ortaokul ve lise çağında da görülmektedir. Yaş büyüdükçe görülme sıklığı azalmaktaysa da tedavi güçleşmektedir.

Aile etkileşimi açısından en sık görüleni şu şekildedir.

*Anne ya da baba kronik anksiyeteden yakınmakta ve kendilerine bir şey olacağından korkmaktadırlar.
* Anne ya da baba çocuğa okulda, yolda bir şey olacağından korkmaktadırlar.
*Anne yada baba genel tutumlarında çocuğun kendilerine bağlı ve bağımlı kalmasını istemekte ve desteklemektedirler.
*Çocuk kendi yokluğunda anne veya babasına bir şey olacağından yada kendisini bırakıp gideceğinden korkmaktadır.
*Çocuk, anne ve babasının yokluğunda kendisine bir şey olacağı korkusundadır.

       Okul korkusu geliştiren çocuklar genellikle başarı kaygısı olan, uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen, ailesine bağımlı çocuklardır. Bu kişilik özelliklerine sahip çocuklarda tetiği çeken bir etken hastalığı başlatır (ailede hastalık, ailede sosyoekonomik bir kriz, kardeş doğuşu, bir kayıp, göç, okul veya öğretmen değişikliği, okulda onurunu, bedenini tehdit eden bir durum gibi).

 

Yararlanılan kaynaklar:
Ben hasta değilim Nobel tıp kitapevleri (editör: prof.dr. Aysel Ekşi )
Ruh sağ. Ve bozuklukları Prof.dr.Orhan öztürk
Çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları dr Ayla Soykan Aysev-dr.Yasemin Işık Taner

Tüm anksiyete bozukluklarında ortak olan özellikler belirli durum ve nesnelerle karşılaşınca anksiyete...

 

OKU

Tikler, bir kas grubunda, yineleyen istemsiz hareketlerle belirli bir bozukluktur...

 

OKU

Aşırı şişmanlamaya karşı yaşanılan aşırı korkudan dolayı zayıf kalmak için bilinçli olarak çaba göstermek ile gözlemlenen bozukluktur

OKU

Gelişimsel olarak değerlendirildiğinde, bebekler için genital bölgelerini keşfetmeden önce ilk karşılaştıkları doyum..

OKU

Yıllardan beri oldukça tartışmalı bir tanıdır. Öncelikle psikanalitik yönelilmli ruh hekimlerince ele alınmış olan bu kişilik...

OKU

Depresyon en sade sekliyle çökkünlük hali olarak tanımlanabilir. Depresse duygudurumu olan hastalar enerji ..

OKU