Bu site sadece bilgi verme amaciyla hazirlanmiştir başka hiçbir amaca yönelik kullanilmamalidir.
Psikolog ÜMİT ERTEM
Psikoterapist, Hipnoterapist
Psikolog Ümit ERTEM Adana'da dogdu, Psikoloji egitimini tamamladiktan sonra Ruh Sagligi Hastanesi psikoloji lobaratuarı...Devamını Oku
BULUMİYA NEVROZA
Yunanca bir kelime olan ve açlık duygusunda anormal artış anlamına gelen bir sözcük olna bulumiya, benzer durumdaki insanların çoğunun, yiyebileceğinden daha fazla gıdayı, çok daha kısa sürede tüketme ve güçlü bir kontrol kaybı duygusunun eşlik ettiği tıkınırcasına yemek yeme nöbetleri anlamında kullanılmaktadır. Tıkınırcasına yeme nöbetleri, vücut şekli ve kilosuyla aşırı ilgili, normal ya da normalin üzerinde kiloda kişilerde ortaya çıktığı zaman ve tıkınırcasına yeme nöbetlerinde alınan kalorinin kaybedilmesi için kusma, diüretik ya da laksatif alımı gibi çeşitli davcranışlar sergilediğinde ortaya çıkan psikiyatrik tablo ise bulumia nevroza olarak isimlendirilmektedir. (barber 1997, halmi 2000) psikoterapist
adana Yeme bozuklukları tipik olarak, vücut ya da kiloyla ilgili endişeye yol açan, kişinin kendisiyle ilgili mutsuzluk ve tatminsizliğiyle başlamaktadır. Bu endişe de alınan kaloriyi kısıtlama ve /veya egzersiz miktarını arttırma çabalarına yol açmaktadır. Kısıtlayıcı diyetler uygulayıp, kilo kaybı artaya çıkınca da, açlık ve yemekle ilgili düşünceler yoğunlaşmakta ve tıkınırcasına yemeye yatkınlık artmaktadır. Kilo yeniden alınıp, hastanın kısıtlayıcı diyetine dönemediği durumda ise, fazla kilo alımının önüne geçebilmek için de başta kusma olmak üzere, diüretik ya da laksatif kullanma gibi çıkartma yöntemlerine başvurmaktadırlar. Hastalığın ilk ortaya çıktığında meknik biçimde tetiklenen kusm, daha sonra göğüs ve karın kaslarını kasma refleksiyle sürdürülmektedir.
Çoğu bulimik hasta, tıkınırcasına yeme nöbetleri dışında, günlük kalori alımını büyük ölçüde kısıtlamaktadır; şişmanlatacağına inanılan gıdalardan kaçınma görülmektedir. Bu kalori kısıtlama planı yürümediğinde ise, küçük miktar gıda alımıyla dahi tıkınırcasına yeme nöbeti başlamakta ve bu nöbetlerde 3000- 20 000 kcal değerinde gıda alımı olduğu tahmin edilmektedir. Bir tıkınırcasına yeme nöbetinin ortalama süresi 1 saattir ve kişi genelde yalnız ve evinde yemeyi tercih etmektedir. Tıkınırcasına yeme nöbetleri diyetle ilgili kültürel baskının kiloyu düzenlemekten sorumlu içsel biyolojik sistemlerle çatışmasının sonucu olarak tanımlanır depresyon (barber 1997, halmi 2003) yılnızlık psikoterapi
psikolog Bulumia nevrozalı hastaların çoğu mutsuzdur ve ağır derecede anksiyeteleri vardır. Açlık, aşırı yeme için ilk uyarandır ve ortaya çıkma sıklığı değişken olan ve dakikalardan saatlere uzanan zamana yayılabilen bu nöbetlere anksiyete, gerginlik, can sıkıntısı ya da yalnızlık hissi öncülük etmektedir.tıkınırcasına yeme nöbeti sırasında hastalargenellikle hiçbirşey hissetmediklerini yada kafalkarının tümüyle boş olduğunu belirtirlertıkanırcasına yeme nöbetinin kendiyle ilgili farkındalıktan bir kaçış ve biliş ve duyguların ketlenmesi anlamı olduğu düşünülür(baber 1997) birçok hasta tıkınırcasına yemei günlük stresle başa çıkma yöntemi olarak kullanmaktadır.ancak, bu boşluk duygusunu çoğu zaman suçluluk duyguları, utanma ve öfke izler (steinhausen 2002) çocuk psikolojisi
çocuk Çoğu bulumik hasta, psikoloğu aynı zamanda isteksiz, cesaretsiz ve depresiftir.bu duygular hastaların kendisiyle ilgili tatminsizliği, mükemmel bir vücuda sahip olamama, tıkınırcasına yeme ve çıkartmadan iğrenme, anlamlı bir ilişkiye sahip olamama, hedefsizlik davranış biçimlerini değiştirememe gibi etmenlerle ilişkili görülmektedir adana .
hipnoz Bulumia nevrozalı hastalar uyanık kaldıkları vaktin çoğunu kilo, kaloriler ve vücutlarının şeklini düşünmekle geçirir. adana kendilerine güvenleri düşüktür, olumsuz düşüncelerini başlakalarına doğrudan ve zamanında ifade etmekte güçlük yaşarlar ve başkalarının fikrine aşırı önem verirlerbelirtileri yılarca süren hastalarda sosyal izalasyon görülebilir.mükemmelliyetçilik, yeme bozukluğu olan hastalarda sık tespit edilen bir özelliktir.bu hastalar yaşamlarıyla işlgili hedeflere ait çok az karar vermişleridr; bunun nedeni, vakitlerinin çoğunu vücutları ve gıdalarla ilgili düşüncelerin alması ya da herhangi bir karar vermeye karşı güçlü dirençleri olması olabilir psikolok (baber 1997).
adana Duygusal labilite, onaylanmaya yüksek ihtiyaç duyma, dürtüsellik ve kompulsiflik bu hastaların diğer özelliklerindendir (steinhausen 2002)
*kaynakça : psikolog çocuk ve ergen ruh sağlığı hastalıkları 2007 s 277 -278
Diğer Başlıklardan...
Tüm anksiyete bozukluklarında ortak olan özellikler belirli durum ve nesnelerle karşılaşınca anksiyete...
Aşırı şişmanlamaya karşı yaşanılan aşırı korkudan dolayı zayıf kalmak için bilinçli olarak çaba göstermek ile gözlemlenen bozukluktur
Gelişimsel olarak değerlendirildiğinde, bebekler için genital bölgelerini keşfetmeden önce ilk karşılaştıkları doyum..
Yıllardan beri oldukça tartışmalı bir tanıdır. Öncelikle psikanalitik yönelilmli ruh hekimlerince ele alınmış olan bu kişilik...
-
RUH SAGLIGI
-
ÇOCUK RUH SAGLIGI
-
PSİKOTERAPİ
-
-
-
-
-
-
-
DİĞER
-
-
-
-